5 Ağustos 2012 Pazar

Supertramp?

Into to the wild filmini izleyenler kendilerini süperberduşluk fikrinden nasıl sıyırabildiler merak etmekteyim. Filmde karavanı olan çifti görünce lisede kurduğum hayaller geldi aklıma. Karavanla dünyayı dolaşmak. Filmden önceki St. Petersburg gezisi de atalarımızın bir kez daha yanılmadığını göstermişti bana. Çok gezen bilir... Filmde okuyan bir gezgin olmanın neden Alexander'ı süper kıldığının bir göstergesi.

Arkadaşım Aslıyla gezmek olağanüstü, ressam olduğundan Hermitage'daki bilgilendirmeleri de faydalıydı. Turla gezenler büyük bir hatada olduklarını düşünüyor olmalılar. Çünkü koskoca müzeyi koşarak dolaşıyorlardı. Parayla rezillik :)

Benim ilk yurtdışı gerçek(!) gezimdi. Almanya'da 40 günün 38 günü evde oturduğumu düşünürsek gerçekten sayılmaz. Sadece 1 gün Berlin'e kaçıştır sanırım özgür gezi. Aslı neredeyse tüm Avrupayı dolaştı ve buna rağmen bir gezi günlüğünün olmaması beni düşündürdü...Bazen hatıranda kalan fotoğraflarla yaşamak daha güzel belki de.

Sadece yaşlı Rus kadınlar için hayatın çok zor olduğunu düşünüyorum, zira gerçekten sinirliler... Kiev'de de hemen hemen aynıdır kanımca... Önce vizesiz yerleri gezme çabam da ilginç. Hadi bakalım.

Öğrenciyken gezmek daha güzel olurdu. Öğrenci indirimleri cazip... Ve yurtdışı gezisi bence yurtiçinden daha pahalı değil. Hele de hediye girişiminiz olmazsa.

Daldan dala atladığım bu yazıyı ara verdiğim günlere adıyorum.

Özgürlük ve yalın güzellik vazgeçmek için fazla güzel...